Kitap Canavarı

Kitap okuyorum o halde varım.

Tılsımlı Prenses – Gail Carson Levine

Tılsımlı Prenses de Epsilon’un yeni kitaplarından biri. Yazar da peri masallarına düşkün ve onları kaleme almayı çok seviyor. Bu kitap bir seriye ait değil ama yazarın her kitabında peri masalları etkisi var. Okuyucuları da bu kitabı çok sevmişler, konusu hoşunuza gittiyse siz de seversiniz. =)

Ella peri annesini kaybettikten sonra günlerini kendisiyle hiç ilgilenmeyen para düşkünü babası ve çok sevdiği peri dadısı Mandy ile geçirmeye başlar. Doğduğu gün başına buyruk peri Lucinda’nın verdiği itaatkârlık hediyesi hayatını zorlaştıran bir lanete dönüşür. Ella, kendisine verilen her türlü emri sorgusuz yerine getirmek zorundadır. Bu laneti ancak tek başına kırabilecektir. Öte yandan babasının yeni evliliği ve üvey kardeşleri yüzünden Ella’yı zor ve bir o kadar da heyecanlı günler beklemektedir. Hortlaklarla, cücelerle ve devlerle savaşmak zorunda kaldığı macera ve heyecan dolu bir yol vardır önünde. Bu sırada başına gelen en iyi şey, annesinin cenazesinde, ülkenin yakışıklı prensiyle tanışması olmuştur. Ne var ki tılsımın etkisinden kurtulmadıkça Ella’nın prensine kavuşmuş bir prenses olması mümkün değildir. Bakalım Ella, sevginin, dostluğun ve aşkın gücüyle bu laneti kırıp sonsuza dek mutlu olabilecek mi?

Her Şey Yolunda – Justine Lévy

Epsilonun yeni kitabı Her Şey Yolunda yazarın beğenilen kitaplarından biri.  Kapağı da konusu da benim çok hoşuma gitti, okuma listeme aldım. Buradan da paylaşayım dedim, konusu da burada:

Louise ve kocası birbirlerine delicesine âşıktırlar. Ancak Adrien tabu olarak gördüğü ünlü bir modele, babasının sevgilisi Paula’ya gönlünü kaptırınca, Louise ruhsal bir yıkıma doğru sürüklenir. Terk edilmesinin şokunu atlatamayan genç kadın kendini bu konuda yetersiz, dahası suçlu hisseder ve yaşam sevincini kaybeder. Ta ki yeni bir aşk yaşamını renklendirip onu yeniden hayata, mucizelere inandırana dek…

“Beyazperdeye taşınabilecek felsefi ve şairane bir üslup…
Kesinlikle okumaya değer…
Lévy’nin satırları şaşılacak derecede cezbedici.”
Kirkus Reviews

Mefisto – Trinity Eagen

5/5

Mefisto, son zamanlarda okuduğum en güzel paranormal aşk hikayelerinden biriydi. Dex’in yayınladığı kitaplar gerçekten güzel oluyor. Ne demek istiyorum şimdi? Şöyle ki, araştırıyorlar ve güzel hikayeleri yakalıyorlar. Çok sevdiğim bir yayın evidir kendileri. İşte Mefisto da yazarın 2011 yılında yayınladığı ilk romanı. Dex zaman kaybetmeden bizlerle de buluşturdu kitabı.

Kitap sizi ele geçiriyor, merak etmeden duramıyorsunuz. Kızımız Sasha bir Anabo, yani Havva’nın kızı oluyor. Erkeğimiz Jax ise şeytanın oğullarından biri. Mefisto Akdi denen bir şeye göre de, Jax bir Anabo bulursa cennete girebilmeye de hak kazanacak. Sasha babasının katilini bulmak için bir tarikata üye olmaya karar veriyor ama orada işler karışıyor. Bizim kızı öldürmeye çalışıyorlar ve Jax, Sasha’yı bu tarikattan kurtarıyor ve hafızasını siliyor. Bu tarikat da Eryx’in yarattığı bir şey. İnsanları kandırıp ruhlarını kendisine satmalarını sağlıyor. Ruhlarını satan insanların kişilikleri de anında değişiyor, sadistliğe doğru kayıyor. Sasha’nın babasının ölümü üzerine annesi Rusya’ya dönmek zorunda kalınca halasının yanına yerleşiyor ama hala ve oğullarından biri ruhlarını sattıklarından onun hayatını mahvetmeye çalışıyorlar, onu da tarikata sokmak istiyorlar. İşte Jax da kendine lisedeki öğrenci görünümü veriyor ve kendini ona korumaya adıyor, çünkü Anabo’suna çoktan aşık oldu bile. Sasha’yı kendisine aşık etmeye çalışıyor, onu türlü türlü durumlardan kurtarıyor ve kitap finale giderken başlarına birçok türde olay geliyor.

Kitap çok akıcı olduğundan kitabı bitirmem uzun sürmedi. Kurgusu da gayet ilginç, merak faktörü de devrede. Kısacası bu türdeki favorilerimden biri kendisi. Eğer tarzınıza uyuyorsa alın okuyun derim. Ayrıca kitap “The Mephisto Covenant” denen bir serinin ilk kitabıydı, yani devamı gelecek. Devamında da Jax’ın diğer kardeşlerini anlatabilir çünkü bu kitabın orijinal adı ” The Mephisto Covenant: The Redemption of Ajax” ve sanki sırayla gidecek gibi gözüküyor. Henüz tam bir bilgi yok, kitap eylül 2012’de yayınlanacak. O zamana kadar ilk kitabı alın ve zevkini çıkarın.

Stephanie Perkins – Paris’te Aşk (Anna and the French Kiss)

Şubat ayında Arunas Yayıncılık tarafından “Paris’te Aşk” adıyla yayınlanacak olan “Anna and the French Kiss”, yazarın çok sevilen romanlarından biri. Benim de bir süredir okumayı düşündüğüm ama erteleyip durduğum bir roman. O yüzden de Türkçe basımının çıkması beni çok sevindirdi. Young adult türünün güzel bir örneğini bizimle paylaşacağı için Arunas Yayıncılık’a buradan teşekkür ediyorum, kitap çoktan tavsiye listemde. Kitabın konusunu ise buyurun:

Anna; babasının isteğiyle lisedeki son yılını Atlanta’dan, evinden, annesinden, en yakın arkadaşı Bridgette’den ve hoşlandığı çocuk Toph’tan ayrı bir şekilde geçirmek zorunda kalmış ve Paris’teki Amerikan Okulu’na yazdırılmıştır. Hem alıştığı yaşam tarzından uzaklaşmak hem de yeni bir kültüre uyum sağlamaya çalışmak Anna için çok zordur. Fakat kısa zaman içinde kendine yeni arkadaşlar edinir. Tabii onu Paris’te özel hissettiren biri vardır: Etienne. Fakat Etienne başka biriyle ilişki yaşamaktadır. Anna; Etienne ve Toph arasında gidip gelmekte ve ait olduğu yeri yani “ev”ini aramaktadır.

Çok sevdiğim bir lisem vardı; artık yok. 
Çok sevdiğim bir çocuk vardı; artık yok. 
Çok sevdiğim bir arkadaşım vardı; artık yok.

Artık Paris benim de evim. 
Yeni arkadaşlar, yeni aşklar…
Ah aşk… 
Ne seninle ne de sensiz…
Oysa ben imkânsızı değil, gerçek aşkı arıyordum. 
Ama aşk, hayallerde yaşanamayacak kadar gerçek; hayalleri süsleyecek kadar pembeydi Paris’te…

Seni Sevmek İstemedim – Fatih Murat Arsal

4.5/5 

“Seni Sevmek İstemedim” erkek bir yazardan okuduğum ilk aşk romanı sanırım, hem de Türk bir yazar. Uzun süredir Türk yazar da okumuyordum, evet hoş bir durum değil ama malesef öyle. Bu roman ise beklentilerimin üstündeydi açıkçası.  Ben yazarı ilk defa okuyorum ama facebook’ta bir sürü hikayesi paylaşılmış vaziyette, rahatlıkla bulunabilir. 

Gelelim kitabın kendisine… Kız karakterimiz Pınar; 21 yaşında bir ekonomi öğrencisi, gayet dik başlı ve affetmeyen bir yapısı var. Erkeğimiz ise Doğan, 32 yaşında ve varlıklı bir aileden geliyor. Büyük bir otel zinciri var yani geliri gayet iyi. Zaten hikaye Doğan’ın Pınar’ın abisi Deniz’den borcunu istemeye gelmesiyle başlıyor ve orada Pınar’ı görüp tutuluyor. Abi borcu ödeyemeyecek durumda olduğundan, Doğan da borcuna karşılık Pınar’ı istiyor ve abinin bütün borcunu, sadece kendine olanı değil banka borçlarını da kapatarak yaklaşık 5 milyon dolar gibi bir hafifleme yaşıyor. Pınar’ı da deyim yerindeyse kaçırıyor. İşte buradan sonra da Pınar adamın hayatını zehir etmeye karar veriyor. Adamdan nefret ediyor ve her durumda bunu yüzüne karşı söylüyor. Doğan ise yılmadan bu güzel dilberi cezbetmeye çalışıyor. Sonlara doğru her iki taraf da bu durumdan çok acı çekiyor, başlarına gelen olaylar oluyor. 

Kitap sizi kendine çekiyor ve sayfaları sıkılmadan çeviriyorsunuz. Kısacası güzel bir romandı ama bana Judith Mcnaught’un İçinde Aşk Saklı (Whitney, My Love) romanını hatırlattı. Pınar, Whitney’in ilk hallerini açıkça anımsatıyor. Doğan da zaten Clayton’ın kopyası gibi geldi. Bu yüzden öyle orijinal bir roman değil. Yine de kendini okutuyor, sonu da tabi ki aşk romanlarının olmazsa olmazı mutlu son ile bitiyor.  Mcnaught tarzını seviyorsanız bu romanı da seveceksiniz demektir. İlginizi çekiyorsa alıp okuyun derim. 

Merhabalar!

Evet, bu blog yayın hayatına daha yeni başladı, birçok da amacı var. Türkçe bir blog olacak ama benim gibi bir canavar sadece Türkçe kitap okumadığı için İngilizce’ye de kayabilir arada. Amaçlarımdan biri size yabancı kitapları ve ülkemizde yayınlanmamış yazarları da tanıtmak olacak. Ve tabi ki okuduğum kitaplarla ilgili izlenimlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Bunun yanında popüler yazarlar, yayın evleri, yeni çıkan serileri de burada görebileceksiniz.

Okuduğum türler çeşit çeşittir benim, o yüzden de her türde paylaşım yapacağım. İyi bir polisiye her zaman favorimdir mesela. Ama bunun yanında fantastik okumak da bana çok zevk verir ve bu konuda bir hayli şey bulabileceksiniz. Tabi bir de aşk romanları var; evet bunları da çok sever okurum. Birçok favorim vardır, tarihi ya da modern benim için fark etmez. Bol bol Harlequin de okuduğum bir gerçek. Onların da aylık tanıtımlarını yaparım buradan.

Kısacası benim aklımda birçok fikir ve tasarı dolaşıyor şu anda, yavaş yavaş hepsini gerçekleştirmeyi düşünüyorum. Umarım bu blog ilginizi çeker. Hadi bakalım!

Post Navigation